Kimin bu?

Suat ATAN'ın kişisel sayfasına hoş geldiniz

16 Nisan 2014 Çarşamba

Python ile nümerik analiz, numpy kütüphanesi denemeleri

Numpy Python ile nümerik analize imkan veren bir kütüphanedir.

Matris işlemleri için konsoldan denemeler:

>>from numpy import *
>>a=matrix([[85, 25, 20, 40],
            [35, 55, 35, 15],
            [40, 60, 30, 55]])

>>a[:,0] #0.sutun

matrix([[85],
        [35],
        [40]])


>a[0,:] #0.satir
matrix([[85, 25, 20, 40]])

#hatırlatıcı: sağda iki nokta: satır

>a[0,:].sum() #0.satir toplami
170
>a.shape #matris boyutlari
(3,4)






7 Nisan 2014 Pazartesi

Latex kullanmanın artıları ve eksileri


Örnek bir Latex çıktısı

Bu yazı  Latex'in ne olduğu konusunda bir fikriniz olduğu var sayılarak yazıldı. Bu hususta fikriniz yoksa şuraları inceleyin:  Kaynak 1, Kaynak 2

Takriben bir yıldır aktif bir şekilde Latex kullanan biri olarak şu hususları söyleyebilirim:

Latex kullanmanın avantajları:


Latex ile yazı yazarken Word'deki gibi stillerle zaman harcamaz yanlızca yazı yazarsınız. 

Latex'te alıntı yapmak çok kolaydır. Kaynakça ayrı bir dosyada düzenlenebilir.

Larexte formül yazmak açık ara Word'ten kolaydır. Direkt yazarsınız. Alt simge üst simge diye uğraşmazsınız. 

Latex'te metin organizasyonu daha kolaydır. Yazarken metin içine notlar alabilir, değişken tanımlayabilir, metni ayrı dosyalar şeklinde ( modüler) olarak dizayn edip tek sayfa olarak görebilirsiniz. 

Bir çok 'iyi' dergi Latex'i tercih eder.

Dizgisi mükemmeldir. Tek bakışta Word'ten daha profesyonel sonuç verir. 

Latex ile yazmak açık ara Word'den hızlıdır. Word gibi açılmasını beklediğiniz bir program yoktur. 

Latex ile yazarken resimler dosya içine gömülü değil entegtrdir. Dolayısıyla resim dosyalarını güncellemek isterseniz sinir bozucu şekilde Word'ü açmak gibi bir işiniz olmaz. 

Latex ile birlikte çalışan ilginç kütüphaneler ile profesyonel işler yapabilirsiniz. Sözgelimi Csv veya başla tür data dosyalarının grafiğini dinamik olarak latex içinden çizdirebilirsiniz. 

Latex bir zül değil artık profesyonel bir standart haline gelmektedir. 

Latex kullanmanın dezavantajları:


İlk öğrendiğiniz dönemlerde pes etme ihtimaliniz oldukça yüksektir. Çünkü Word tembelleştirir. 

Türkçe ile uyumda bariz bir sorun yoksa da bazen ince işçilikte (metin içi resim boyutlandırma gibi ) sorun çıkabilir. (Bazılarına çözümler var: burada)

Programlamaya alışık değilseniz error ve warning listeleri sizi sıkabilir. 

Word gibi direkt olarak dosyaya dokunamaz kaynak kodlarla uğraşırsınız bu sizi strese sokabilir. 

Başlık, koyu punto, italik punto gibi görsel şeyler için de kod yazarsınız. Bu çok zor değilse de başta tuhaf gelebilir. 

Eğer dergi sizden Word isterse; -ki bu uçaksavar ile kuş avcılığı isteği ile eşdeğerdir- cinnet garantisi veriyoruz. 

Özetle:


Eğer copy-paste ağırlıklı ve zora gelemeyen biri iseniz Latex size göre değildir. Bulaşmayın. 

Eğer bilim yapma işinde ciddi iseniz ve Word sınırlarınızı zorluyor ise ( tabii zaman sorunu da yoksa ) Latex kullanın.

Yok eğer bilim yapmak istiyor ama pratik olsun diyorsanız o zaman Word+Mendeley kullanın. 


28 Mart 2014 Cuma

Çocuğunuzun Bill Gates olmasını ister misiniz?

Kabul edelim, oyunlar, çizgifilmler ve çocuk kitapları içerisine çocuklara iyi davranışları salık verecek nüanslar yerleştirmeyi yeni öğreniyoruz. Bu anlamda Pepee ve ardılı Niloya çizgifilmleri gerçekten diş fırçalama, tuvalet alışkanlıkları, kardeşler arası iletişim gibi konularda başarılı şeyler yapıyor. Pepe ile diş fırçalamayı alışkanlık edinen bir çok çocuk tanıyorum.

Yukarıdaki meziyetler zaten olması gerekenlerdir ve daha önce çizgifilmler, çocuk kitapları ve oyunlar eğlenceye dönük iken artık didaktik (öğretici) özellik de barındırmaya başladılar. 

Fakat günümüz dünyası daha fazlasını gerektiriyor. Artık matematiği abaküslerle öğretmiyoruz. Kitaplar ve beylik kara tahta bile dijitalleşti. Oyunlar ise mahallede değil bilgisayar ve tabletlere taşındı. Dijitalleşme rüzgarının çocukların sosyal gelişmesi ile ilgili zararları gerçek ancak bunu profesyonelce yönetmek halen ebeveynlerin elinde. Yani çocuğunuz hem bilgisayar kurdu hem de başarılı bir sosyal çocuk olabilir.  Bu tamamen sizle ilgili. Cep telefonunuzu elinizden düşürmezken çocuğunuzun kitap okumasını bekleyemezsiniz! Ben hiç bilgisayar oyunu oynamayan bir bir baba olarak (bilgisayarın oyun dışında da özellikleri vardur malum) çocuğumun bilgisayar alışkanlıklarından şikayetçi değilim. Neden mi? Çünkü zaman ayırıp, çocuklar için hem lezzetli, hem faydalı çözümler bulmak ve çocuğun özgüvenini zedelemeden kontrol etmek bunu temin ediyor.

Bu manada artık kayda değer bazı deneyimlerimi paylaşmak istiyorum. Bu manada sorunları olan ebeveyne yararlı olacağını temenni ediyorum.

TuxPaint : Çocukça Photoshop

Çocuğunuzun saçma sapan oyunlar (gerçekten öyle oyunlar çok, örneğin hırsızlıktan müstehcenliğe her türlü pisliği öğreten GTA ve diğerleri) yerine eğlenceli ve hayal gücünü geliştirecek programlardan biri TuxPaint. Bu programla Linux'ta tanışmıştık. Agah'ın favori programlarından biri bu. Program tam bir grafik tasarım programı, sesler ve eğlenceli görsellerle çocuğunuzun sıkılmadan uzun süre güzel şeyler oluşturabileceği bir ortam. Bu bir oyun değil bir program. Kesinlikle tavsiye ederim. İndirmek için burayı tıklayın. Program tamamen ücretsiz ve reklamsız. Ayrıca Türkçe versiyonu da bulunuyor. Açık kaynaklı yazılım dünyasının çocuklara armağanı.


Agah'ın TuxPaint çalışmalarından biri. Güya trafik lambaları çizmiş:) Kaynak: agahatan.wordpress.com

Scratch

Bilgisayar programlama artık günümüzün yeni evrensel dili gibi. Standart ofis programlarını kullanmak ve internete girmenin ötesinde bilgisayarla "profesyon iş" yapmak için programlama öğrenilmeli. Bugün Facebook, Twitter, Iphone uygulamaları gibi bir çok harikanın bilgisayar programlama dilleri ile olduğunu bilmekteyiz. Bu diller aslında çok basit, zor olan "algoritma geliştirme" ya da programlama mantığını öğrenme, bu yıllar sürebilir. Bu bakımdan ABD'de ilkokul çağındaki çocuklar arasında bilgisayar programcılığının yaygınlaştırılması yönünde çabalar var. Türkiye'de ise altyapısının hazırlanmakta olduğunu bilmekteyim. (En az eski Hayat Bilgisi ya da Milli Güvenlik dersleri kadar faydalı olacaktır:) 

Tabii herseyi devletten beklememek lazım . Zaten bekleseniz de geç olabilir. Bunun yerine çocuğunuz askerlik çağıma gelmeden önce uygulanabilir bir çözüm var.


Dünyanın en saygın üniversitelerinden MIT(Mashacushets Instutue of Technoogy) çocuklar için Scratch adlı bir uygulama geliştirdi. Uygulama çocuklara algoritma geliştirme mantığını ağaç yaşkeb eğilir mantığı içinde düşünülmüş. Eğlenceli bir yöntemle çocuklar ekle bırak mantığı ile hazırlamak istediği animasyon, program vs. hazırlıyor. 
Agah Bey (oğlum) programı epey sevdi. Neticede kendi hayal gücünün sonuçlarını görüyor. Lego'nun daha ileri versiyonu diyebilirsiniz ama çok ileri...
Erişmek için buayı tıklayın

Built with Chrome

Legodan söz açılmışken lego firması ile Google'nin ortak girişimi olan ücretsiz  Built with Chrome'den bahsetmemek olmaz. Bu site ile gmail adresi ile giriş yapıp legolar ile 3 boyutlu olarak arzu edilen her şey yapılabiliyor.  Kesinlikle keyifli. Buradan inceleyin.



Google Maps & Yandex Maps


Google ve Yandex Maps çocuklarla ilgisiz gibi gözükse de aslında çocukların çok ilgilisini çekiyor. Ona bulunduğunuz yeri haritada gösterin. Panorama özelliği ile cadde ve sokakları dolaşsın. Üç boyutlu algılarının gelişmesi için kesinlikle mükemmel olur. Daha sonra dünyanın farklı yerlerini görmesini ve tanıması için başka ülkeleri gösterin.

_______________

Bu yazıyı daha fazla çocuğun gereksiz oyunlardan kurtulması ve iyi alışkanlıklar edinmesi için paylaşın.

Suat ATAN



24 Mart 2014 Pazartesi

TexWork Kullanırken Türkçe Yazım Denetimi Yapılandırma


  1. Şu adresten hunspell dictionary zip dosyasını indirin.
  2. Dosyayı ayıklayın, çıkan dosyaları kopyalayın
  3. Miktex'in kurulu olduğu yerde, hunspell klasörü altında dicts klasörünü bulun ve oraya yapıştırın.
  4. Miktex'i yeniden başlatın.
Ayrıca ince bir latex kitabı için.

21 Mart 2014 Cuma

Greyfurt reçeli tarifi (Van usülü)




















Greyfurtun reçeli mi olur? Olsa da bu "ciddi" blog'da işi ne diyebilirsiniz? Cevap: Greyfurtun reçeli olur. Bu blogda da yeri olur çünkü hayatın makaleler, kodlar, kitaplardan ibaret olmadığını, tuhaf reçeller gibi hobilerimle  idrak ediyorum genelde. Kabul edin, bloga da renk katıyor:)

Basit tarif, not almanıza gerek yok:

Malzemeler:
2 greyfurt

1 hafta sonra da

2 su bardağı su
2 su bardağı şeker.


Hazırlanışı:
  1. Greyfurt kabuklarını soyun, istediğiniz gibi doğrayın 
  2. 30-40 dakika kaynatın
  3. Suyu süzün
  4. Üzerine soğuk su alın
  5. Bir hafta boyunca her akşam acılaşan suyu döküp yeni su alın.
  6. Son gün suyun tadına küçük bir kaşıkla bakın acılık gitmiş olmalıdır gitmemişse bir kaç gün daha tekrarlayın.
  7. Kabukları süzün
  8. Şeker ve suyu tencerede karıştırın, kaynatın kaynamaya başlayınca greyfurtları ekleyin
  9. 40 ila 50 dakika kadar, şerbeti kıvam alıncaya değin kaynatmaya devam edin.
  10. Kabuklardan küçük bir parça alıp kıvamı kontrol edin. Üstüne bir kaç damla limon suyu sıkın. Sonra ateşi söndürün.
  11. Soğuyunca kavanoza alın.
Afiyet olsun. 
Van'da Greyfurt yetişmiyor ama gördüğünüz gibi kültürü var. O yüzden tarif Van usülü greyfurt reçeli:)

İtiraf edeyim bu tarifi biraz da SEO(Search Engine Optimization) niyeti ile yazdım.

İşte aşamaları: (Resimler oradan buradan değildir kendi çekimlerim)
Kabukları soymadan önce hafifçe rendelemek iyi olur.


Sabırlıysanız iğne iplik ile kabukları Antalya stili bağlayabilirsiniz. 


Greyfurt reçeli için şerbetin renklenmesini beklemeyin. Greyfurt renk vermez veya çok hafif verir.







20 Şubat 2014 Perşembe

Excel VBA ile muhasebe uygulamaları

Excel VBA ile bir çok işlem otomatikleştirilebilir. Aşağıda yazdığım makro şu işi yapıyor:
Her biri ayrı worksheet altında tanımlanan projelerin 2013 yılı öncesi talep edilen değerlerini alır toplar, sonra 2013 yılı ilgili kurumca karşılanan değerlerini bulur toplar. Bu iki toplamın farkını alır daha önce açılmış "2013oncesi" isimli worksheet'e döküm olarak verir. Böylece tüm projeler için ilgili kurumlardan alacakların dökümü bu makro ile çıkar. 

9 Şubat 2014 Pazar

Türkçe yazımda LateX kullanımı için güvenli bir yol

Türkçe olarak Latex kullanma işine girdiyseniz sinirlerinizin çevik olması gerekir. Latex ile ilgili alternatif programların, kütüphanelerin çoğu iş Türkçe'ye gelince arıza çıkarmaktadır. Gerek windows altında gerekse ubuntu altında onlarca denemeden sonra, sinir bozmayacak şekilde Türkçe yazım için Latex kullanmak için bir yol buldum. Siz de istifade edebilirsiniz:

İşletim Sistemi: Windows 8

  1. Texnix Center adlı programı indirip kurun. (Buradan)
  2. Yeni bir proje oluşturun.
  3. Oluşan dosyaya aşağıdaki şablonu yapıştırın:
  4. Daha sonra Save As diyerek Encoding'i ANSI seçin (UTF-8 seçilirse Türkçe karakterler gözükmez)
  5. Ctrl+Alt+F5 'e basarak şablonu deneyin
  6. Herhangi bir sorun olduğunda şu siteyi ziyaret edin. (Sayın Emrah Akyar hocamıza teşekkür ederiz)



21 Ocak 2014 Salı

Tercih nedir?

Ekonomi bilimindeki anlamıyla:

"Ekonomi ve diğer sosyal bilimlerde tercih bir dizi varsayıma dayanır. Bu varsayımlar bazı alternatifler arasında, tatmin, mutluluk, haz, zevk ve fayda bakımından, alternatiflerin sundukları imkanlara göre optimal seçim ile sonuçlanan bir sürece dayanır.  Ekonomistler genellikle fayda ve seçim konusunun bizatihi kendisine bakmamalarına rağmen, amprik anlamda talep analizi yapabilmek için tercih konusuna odaklanırlar."

Arrow, Kenneth (1958). "Utilities, attitudes, choices: a review note". Econometrica 26 (1): 1–23. JSTOR 1907381
(Aktaran: Wikipedia En)


13 Ocak 2014 Pazartesi

Diyarbakır'ın insan silueti Xeriye Ana.

Diyarbakır havasıyla, ruhuyla, şivesiyle insana dönüşse o ve ona benzeyen ama Diyarbakır çınarından yaprak yaprak dökülen yaşlı analara benzerdi. Xeriye Ana, Aba, Anneanem onlardan biriydi. Diyarbakır'da doğmasam da, Diyarbakır'ı ve Diyarbakırlı olma oryantasyonunu ondan aldım. Diyarbakır'ın en ince esprilerinden beddualarına, hatta küfürlerine kadar. Çok güldürsek "Qeşmerlıx" yapma derdi. Sevdiği, efendi insanlara Henun....

Henun sıfatını hem ondan hem de ablası Xaxo Teyze (Fahriye ismi dilbilimsel olarak açıklanamayan şekilde değişmiş Xaxo) olmuş) tarafından ayrı ayrı Henun 'sertifikası' almak, Qur'en okuduğum için belgeli Henun olmak tabi haklı bir gururdu benim için.
Deve Hamamı,Nejat Satıcı arşivinden...
Balıkçıların ötesindeki dar ve az bilinen sokaklardaki kayıp zamanı arar hale geldim onun yüzünden. Kara Diyarbakır taşlarının kunduraya işkencesiyle çıkan sesler bu seslerin dar küçelerin iki yanındaki yüksek duvarlara çarpası sonucu oluşan yankılarla, çocuğu yaşlısıyla ta hançereden gelen keskin ama akıcı şive bir de kuruyemişçilerdeki taze çekilen kavrulmuş kahve kokusu ile baharatçılardan gelen bazen mahlep bazen isot bazen da hamam kokan bıttım sabunu ile birleşince   eski Diyarbakır hikayeleri gözünüzde canlanır. Herşey Mıgırdiç Margosyan'ın Gâvur Mahlesi ile Anneannemin Dacik (Müslüman) Mahallesi'nin kesiştiği yerdir. Diyarbekirdir. Ama Müslüman Mahallesi henüz yazılmamıştır. Margosyan sağ olduğu müddetçe de başka biri tarafından cesaret edip yazılamayacaktır.
Urfakapı
Bu kez kararlıyım, hafızamdaki her şeyi bu satırlara emanet edeceğim. Peynirciler çarşısıdaki bumbarcıyı bile. Bu adam Diyarbekir'in sevilen yemeği "bıllo" yapmak için satılan temizlenmiş bağırsakları daha inovatif yöntemlerle satmak için herhalde, ucunu bağlayıp şişiriyordu. Nefes hızı ve basıncı yarı şeffaf. Bağırsak zarından hissediliyordu. Dolana dolana şişiyordu. Bir ara kasabın nefesinin yarın soframızda yer alacak şeyin içinde neden yer aldığınını düşündüm. Hoş içindeki ilk şeyden daha temiz ya...

Peynirciler çarşısından sonra bakırcılara yolumuz düşerdi bazen, xuşxanalar kalaylanmaya getirilirdi. Kalaycılardaki çekiç sesleri birbirine karışırdı. 

Bazen Kör Yusuf'a gidilir baharat ya da şifalı otlar alınırdı. Yazsa meyan şerbeti satanlar sırtlarındaki hazneden yanlarından önlerine uzayan musluklara bağlı bakır bardakları birbirine çarpıştırır, şerbereeet diye bağırırdı. "Hele bir bardak ver" diyip isterdi. Köpüklü köpüklü içerdik, ağza ilk değdiğinde tat almazsınız, Meyan şerbetinin tadı genizde hissedilir. Boş bardağı iade ettiğinizde şerbetçi  sırtındaki haznenin su gözüne bağlı diğer musluktan akan suyu azıcık açıp bardağı sudan geçirir tekrar zincirinden musluğa asardı. Evet ancak gerçek bir Diyarbakırlı bu kadar detayı bilir...

Öyle ya Margosyan'ın Diyarbakır'ının üstünden çok sular geçse de izler durmaya devam eder.

İnatçı kişilere "Mıxsê Garo" derdi. Anlamını sorunca tam söylemezdi. Anlamını bir türlü çözememiştim. Sonraları Ermenicede "Meğeğetsi" kelimesinin "hacı" anlamına geldiğini, Garo sözcüğünün ise Ermenice bir özel isim olduğunu öğrendim.

Anneannemlerin eski komşuları, şimdiki Meryemana kilisesi sakinleri, Bayzer Baco ve Sıdqi Dayı halen sağdır.

Mıxsê Garo yerine "Eba Eba Moşe Dayan" dediği de olurdu. Moşe Dayan'ı anladım Eba Eba kısmı ise İbranice'nin Diyarbakır'da anlaşıldığı kadarıydı...

Anlayışı kıt olanlar ise "Nato Mermer Nato kafa idi". Bu söz söylenirken sehpaya tıklamak da adettir. 

Qırxlar dağı veya civarında bir yerde çıxari (piknik) için toplanıp kamyon kasasına binen onca kadın ve çocuğun şarkı türküyle yol alırken, kamyonun herhalde Dicle'ye uçması ile olan faciayı o kadar çok anlatmıştı ki oralardan geçince Kör olasan Suzan Suzi şarkısından çok çıxari gelir.

İşte o aynı Diyarbakır'da kuyu temizleyicisi kör adamlar, Diyarbakırcasıyla "Hafızlar" ve ellerinde temizlikte kullandıkları taşeronları olan yengeçler vardır. Yengeçlerle kuyular nasıl temizlenir halen bilmiyorum.

Diyarbakı'da Kilise ve Caminin aynı
kareden görünümü
Diyarbakır'ın yaşayan silüeti Avukat Kadri Göral'ın "Oğlum Ehsan sen anasız qalmişsan sansaan evlenmağa kalxisan" sözü,  "kaynanaların köti zamanında gelin, gelinlerin köti zamanında kaynana oldum" şikayeti vardır.

Elinden cinnehi (bir tür sopa) düşmeyen gelin düşmanı "Heci Analar",  Heci Anaların Efrut (İfritten türemiş herhalde) komşuları vardır.

Paşa hamamı vardır, Deve hamamı vardır, bu hamamlardaki cin hikayeleri ve köti yer işleten Faxriye Xanım ve onun kor ocax (çocuğu olmayan veya olamayan) olması nedeniyle bıraktığı hazine gibi mirası vardır.

Kendisi uymadığı halde başkaları uyaran adamlara söylenen "Kor kora diyi gözın görmi" deyimi vardır.

Diyarbakır'ın son Yahudisi "Deli Ferho" vardır.

Kızınca söylenen ve anlamını burada zikretmeyeceğim, meşhur Qebrax vardır.

Meftune, Qaşha, Ciger kebabi, Ciger taplama, vardır.

Ulucami, Şeyx Matar Cami, Protlar Kilisesi, Salos Camisi, Giragos, Eli Bin Reşit Sokağı, Qore Mehlesi, Elipaşa, Sarayqapi, Hezreti Süleyman, Meligehme, Ongözli Köpri vardır.

Kürt,Ermeni,Alevi,Süryani,Keldani,Yezidi, Yahudi, Zaza, Erep, Koçer vardır.

En sonda da Mardinqapi Mezarlığı vardır ki artık oradasın. Mezar taşlarını okuması tuhaf olan yer, Kıbrıs Pasajında Radyo Tamircisi ...... Ruhuna El Fatiha, Kebapçı...... ve oğulları aile kabristanı, Ptt'den emekli..... aile kabristanı, Sorani Kürtçesi ile yazılmış Şehid Namirin yazan kabristanlar ve en çok da gördüğüm "Siverekli......." kabirleri. Bir Van'lı filankes mezarına rastlamadım. Demek ki Van'lı olup Diyarbakır'da defnedilen yok. Ama belki olacak.

Çocukken hep sorardın, "Sen Vanlisan, yoxsa Diyarbakırlisan?" Ben de gizlice cevap verirdim, ayıp olmasın baba tarafına diye.Vanli olmama rağmen derdim;

"Diyarbakırliyam"

"Gözümsen" derdin. Şimdilerde ise %51 Diyarbakırlıyım diyorum. Anne Diyarbakırlı, baba Vanlı ise çocuk %51 Diyarbakırlıdır.

Merhume, iPad'ı sırf Celal Güzelses'i
açıp dinleyebiliyor diye sevmişti.
Celal Güzelses ve Yaş Türküsü vardır. Sonunda yaş türküsünün de sonu vardır. Sen onu yaşadın.

İşte bunlar, ya da sen, Diyarbakırdın.

Allah rehmet etsin.

Baqi Allah.

(Not: Bu yazı, Diyarbakır'ın yaşayan farklı kimliğinin, kültürünün, şivesinin onu kendisinden öğrendiğim merhum anneannemden hatırladıklarımın toplamıdır. Yok olmaması adına unutulan diğer anılara bağımlı deyimler, kelimeler, yer adları hatırlandıkça eklenebilir.)

8 Ocak 2014 Çarşamba

Güncelperestlik: Güncel olana tapmak

 Flaş haberlerin insan psikolojisinde yaralar açar. Adrenalin yükselir, önemsiz dahi önemli olur, zihin mesaj enjeksiyonuna hazır hale gelir. Bağırarak konuşan muhabirlerle, apatik haber sunucularının bakışları arasında çoğu kez en fazla bir ay sonra unutulacak haber milisaniyeler  içinde zavallı güncelperesti polarize eder. Güncelperest ya çok kızar ya çok sevinir... Akşam yemeği masasına çağrılır da kıyamet kopuyorcasına televizyon başından ayrılmaz.

Hepimiz biraz güncelperestiz! Dünyada olup biteni kaçırmayalım nasihatine uyarak haber obezitesine yakalandık. Haber obezitesi, dengesiz haber dinleme, izleme ve okumanın bir sonucudur. İlginç olan ise artık 'haberlerimizin' dünyada olup biteni değil,  ülkemiz ve en fazla tek komşu ülkesi kadar haberi sunuyor olması. Nerede, Tanzanya Cumhurbaşkanı ziyaretine ana haber bülteninde yer ayıran eski kanallar. Artık 'dünyada olup bitenle' ilgili haberler en az ezoterik ekonomi haberleri kadar soğuk.

Güncel olanda boğulmamalı. İlla merak ediliyorsa, yorumu sıcağı sıcağına değil makul bir süre geçtikten sonra yapmalı. Malum; siz yağmur yağıyor önermesini ifade ettiğiniz anda yağmur durabilir. 

Sağduyu için yakın tarih okumaları:

Şüphesiz haber düşmanlığı değil amaç. Tecrübe ile sabit, daha derin, daha serinkanlı, daha entelektüel bir bakış sunan bir 'memleket kurtarma' yöntemi var. Ama başlangıcı haber okuma değil. 
Bir düşünün durmadan haber okuyarak nereye varılır ? Bir yere varsaydı, masabaaşı iş yapan milyonlarca insan entelektüel olur çıkardı. Gerçi bir çoğu öyle zannediyor kendilerini, otobüste kulak misafiri olduğumuz kadarı ile. 

Haber bir bilgi kırıntıntısından ibaret olan, yapılandırılmamış, yani neden ve sonuç ilişkisinden yoksun bir 'ham veridir'. Köşeyazıları ise görece daha fazla bilgi barındırma ihtimali olsa da, neticede yazarın kişisel yargılarını genel kabul görmüş bilimsel yöntemlerle ifade etmek zorunda olmadığı, olamayacağı bir türdür. Dolayısıyla bilgi barındırsa bile genellikle diyalektik değildir. Aksi görüşlere pek yer vermez. 
Yani her gün zihinlere pompalanan onca şey değerli de olsa "yapılandırılmamış" (unstructured) veridir. Tümevarım ile de toplumu ve olan biteni anlamak mümkün olmayacaktır.

Peki olan biteni doğru anlamak için ne yapmalı, yapılandırılmış veri nasıl elde edilir. Cevabı basit: Tarih okuyarak. Ama ödüllü soru hangi tarihi okuyarak?

Anlı şanlı formatta yazılmış, fikir değil 'gaz' vermek için menkibelerle süslemiş, hatasız kusursuz tarihi de değil, tüm derdi nasıl da zavallıymışız diye aşağılık kompleksi ile yazılan tarih hiç değil. Hangi tarihler kastediliyor, anlaşılmıştır.

Cevabı uzatmadan vermeli; Objektif olma. Çabasıyla (mutlak objektiflik mümkün değildir) yazılmış yakın tarih kitapları. 

Faroz Ahmad, Vahap Coşkun, Mehmet Ali Birand, Altan Öymen ilk akla gelenlerden. Bu yazarların 'enfes' yakın tarih kitapları var.

Adnan Menderes kim? CHP ne? Darbeler, politik savaşlar, krizler...

Hani tarih bu kadar mı tekerrür eder!

Tekerrür eden bir tarih gibi klişelerin de ötesinde daha da önemli deneyim şu: Zaten hep unutulduğu tekerrür eden bu tarih içinde ne çarpıcı konular barındırsa da nisyan ile malul. Yani unutulma ve doğal olarak gelen sükunet hep vaki...

İyi de o zaman kızıp bağırmanın, gereksiz yere heyecan yapmanın, uluorta konuşup peşin hüküm vermenin ne anlamı var?

Bahse girelim en geç bir yıl sonra unutacağımız konulara zaman ve enerjimizi deli gibi harcayıp, dünyada olan bitenden kopmanın manası nedir?

İç politikanın da içinde boğulup, dış politikayı unutmak bu memleketin  ortalama bir haber izleyicisinin kaderi midir?

Ekonomi haberlerin ezoterik dili yanlızca ekonomik kriz zamanları da mı çözülmeye çalışılır ?

Günlük yaşamda haber dışında rutin okumabilecek başka bir konu yok mudur?

Hani sırf oluyor mu diye, birgün kendi fikirlerime muhalefet edip inandığım, ezberlediğim, içimi rahatlatan fikirleri değil de aykırı görüşleri deneyeyim dediniz mi?

Yoksa zımnen postmodern ayet olduklarını ifade eden  "bid'at" metin ve sözlere mi iman ediyorsunuz? 



3 Ocak 2014 Cuma

İyi bir ekonometrik modelin özellikleri

Dr. Aydoğan Durmuş tarafından hazırlanan
İyi bir model kurulurken neler dikkate alınmalı dökümanı
Aşağıdaki hususları içeriyor:

McKinnon Testi
Yuvarlanmış F Testi
Hendry'in Model Seçim Yaklaşımı
Leamer'in Model Seçim Yaklaşımı
Hausman Tanımlama Testi
Ölçme Hataları

http://web.sakarya.edu.tr/~adurmus/ekonometri/BASLIK_6.pdf

30 Aralık 2013 Pazartesi

Jquery proxy() kullanımı

Jquery eventleri(click vb.) kullanılırken event içinden harici değişken this ile çağrılınca hata vermektedir. Nitekim Jquery event içinde this ifadesi ilgili DOM objesini çağırır. Bu baş ağrıtıcı sorun OOP ile program yazarken berbattır. Bunu aşmak için aşağıdaki sayfadaki çözümün yaradığı tecrübe edilmiştir:

http://www.jimmycuadra.com/posts/understanding-jquery-14s-proxy-method

26 Kasım 2013 Salı

Kitap kurtları için akıllı telefon uygulamaları

Akıllı telefonların yalnızca oyun bağımlılarına değil kitap kurtlarına da hitap eden  gayet iyi özellikleri olduğunu biliyor muydunuz? Kitap kurdunun temel rutini olan kitap bulup okuma, altını çizme, not alma ve kenara koyma klasiği üstünden çok sular geçti. Artık yeni yöntemler mevcut. Kitap kurtlarının çok seveceği okuma etkinliğini zenginleştirecek, farklı deneyimler ve kolaylıklar sağlayacak uygulamaları paylaşmak istiyorum:


Pocket

Eski ismi (Read it later) olan bu program hem tarayıcınızda eklenti (yani chrome literatürüne göre extension, fireworks literatürüne göre add-on) olarak da, akıllı telefonunuzda program olarak da çalışıyor. Üstelik aynı amaca hizmet etmek için. Senaryo şu: İnternette uzun bir makale, haber veya başka bir içerik  görüyorsunuz, normal halde okumak için konstantre bir halde bile olsanız, artık web sayfalarında maalesef genellikle oradan buradan parlayan zıplayan reklamdan   dikkat sıfıra iner. Sonra üstün körü geçer unutursunuz. Pocket tam burada devreye giriyor. İnternetteki yazıyı gördüğünüzde tarayıcınızın araç çubuğundaki pocket ikonuna tıklayıp makaleyi reklamdan arındabiliyor ve saf yazı hali ile okuyabiliyorsunuz bu hali ile okuduktan sonra istiyorsanız yine tek tıkla okuma listenize kaydedebiliyorsunuz. Daha sonra ister bilgisayarınızdan ister telefonunuzdan pocket'e girip listenizdeki yazıları birer birer okuyabiliyorsunuz. Okuduktan sonra arşivleme, etiketleme, favorilere ekleme, arkadaşlarla paylaşma gibi bir çok seçenek mevcut. Akıllı telefonda sırf sizin seçme listeniz olması zorunlu bekleme anlarında (asansör, otobüs vs.) hayat kurtarıcı oluyor. Daha da önemlisi tüm okuduklarınızı arşivleyebildiğiniz için daha sonra isterseniz dönüp bakabiliyorsunuz.

Pocket'in tek özelliği bu değil. Feedly isimli RSS okuyucu ile entegre de çalışmakta. Feedly içerisinden baktığınız haber özetlerinden seçtiklerinizi üstüne bir de Pocket'e atabiliyor.

Readability
Pocket'in tüm fonksiyonlarının aynısı Readability'de de var. Hatta Readability pockket'ten daha önce vardı diye hatırlıyorum. Readability'in özel bir farkı yok ancak Pocket'de bazen bazı sayfalar reklamdan arınma konusunda arıza çıkardığında readability daha iyi sonuç verebiliyor.

Readability'in ek özelliğ ise Amazon Kindle entegrasyonu. Web'deki makaleyi tek tıkla Kindle'ınıza gönderebiliyorsunuz.





Instapaper
Pocket ve Readability'in işini yapan 'zengin işi' uygulama. Aynı işi yapan bu programa bir de para veriyorsunuz. Bildiğim kadarıyla başkaca ekstra özelliği bu.

Akademik not alma teknikleri

Nasıl not alınacağı üzerine notlar veya tavsiyeler biraz saçma gelebilir ancak 'efektif not' alıyorsanız yani bilgi işçisi olarak sürekli olarak kitap ve makale tepeleri ile meşgul iseniz profesyonel not almak hayati bir önem arz ediyor. Elbette not alma amacınıza göre yöntemler değişecektir. Örneğin iş toplantıları için not almakla akademik araştırma yaparken alacağınız notlar farklıdır. Bu konuda akademik araştırmalar sırasında verimsiz not alma yöntemleri araştırmacıyı veya öğrenciyi içeriğe yoğunlaşmak yerine 'kırtasiyecilik' ile uğraştırma potansiyeline sahiptir. İşte tam bunun için aşağıdaki linkte verilen tavsiyeler tam yerine oturuyor. Bu çalışmanın temel mantığı: Not almanın basit bir veri kaydetme işi değil, hangi verinin önemli olduğuna karar verme süreci olduğu bilincidir.
Yöntem ise roket bilimi değil, alıntılanacak içeriğin veya paraphase edilmiş halinin bibliyografik bilgilerle birlikte düzenli bir şekilde kaydedilmesine dayanıyor.

İyi okumalar iyi notlar

http://rwc.hunter.cuny.edu/reading-writing/on-line/notetaki.html

17 Kasım 2013 Pazar

Digital Gods

As the prey of technology, son of contemporary man should know everything in everytime.  Look at mottos of Evernote, Any.do, Google Drive and other applications. They has it "forget nothing", or "like a boss"... Is this kind of trying omniscience? Our ancestry used rope for retention an important thing. Yes might be they have one or two important thing required to retention. How i know that; because surfeit to-do lists of us caused to inventiıon of "priority level". Important or less-important or red,yellow and green category.

So we couldn't stick out and obeyed the artifical vibe of 'Digital Gods' and went to buy and smartphone. At first, all icons on smartphpne startingly easy. Call, text, surf and camera. That's all. Then we come to realize our flashy monkeys in hand can notify weather whenever we set them. Calendar notifications, pedometers, mail even sms auto-responders, location-based mnemonics...

26 Eylül 2013 Perşembe

Ödeme modellerine göre inşaat sözleşme tipleri: Lump Sum, Global Price,Unit Price


Özellikle inşaat sözleşmeleri, çoğu kez uzun süreli, kompleks işler barındıran ve farklı çıkar dengeleri içeren "sistemler" olarak önemli hukuki özellikler sergileyen sözleşmelerdir. Bu noktada özellikle Uluslararası Finansmanla yapılan projelerde sıkça karşılaşılan, Lump Sum, Unit Price ve Global Price kavramları hakkında zaman zaman kavram kargaşası olmaktadır. Bu üç kavramın ana çerçevesi inşaat sözleşmesinin ödeme şekli olmaktadır. Her biri taraflara yani işveren ve müteahhide (elbette bazen de müşavir firmaya) farklı riskler yüklemektedir. Anılan özellikler pratikte de uygulanmakla birlikte zaman zaman Türkiye ve Yurt Dışındaki istisnai yargı kararlarından ötürü kavramsal özelliği dışına çıkabilmektedir. Şimdi kavramları açıklamaya geçelim:

Lump Sum Sözleşmeler:Bu sözleşmeler götürü bedeldir(işin parçalarına göre veya gün başına ödeme söz konusu değildir). Yani sözleşme işin tam bitmesine (anahtar teslimi) dönük tek fiyat üzerinden yapılmaktadır.
Götürü ücretin sabit oluşu, inşaatın fiilî maliyet masrafları ve yapılan işlerin miktarlarından bağımsız olmasından kaynaklanır (Kaplan, 2001; Baygın, 1999,Aktaran:Şekerci).

Müteahhidin yapımdan sonraki masrafları göz ardı edilir (Huse, 2002). Dolayısıyla eskalasyon ödenmez.
Müteahhit, ücret sabit olduğu için, işçi ücretlerindeki veya malzemelerdeki fiyat artışı gibi önemli riskleri de göz önüne almalıdır. Çünkü, müteahhidin yaptığı masrafların gerçek tutarı ile sözleşmede kendisine ödeneceği belirlenen sabit ücret arasındaki fark onun kâr veya zararını oluşturmaktadır (Huse, 2002,Aktaran:Şekerci).
Ancak istisnai yargı kararları da mevcuttur. Fakat ilke olarak istisnai haller dışında durum yukarıda zikredildiği üzeredir.


Global Price Sözleşmeler: Global price sözleşmeler Lump sum'ın özel bir türünü teşkil etmektedir. Bu ücret türü ile taraflar her türlü pahalılaşma veya fiyat artışına karşı çekincelerini ortaya koymakta, sözleşmenin kesin fiyat özelliğini bir anlamda ortadan kaldırmaktadırlar. Burada ücretin her türlü pahalılaşması durumunda, bu durum ister enflasyon ister malzeme fiyatlarıyla da işçi ücretlerindeki artış sebebiyle ortaya çıksın, tarafların sözleşme ile haklarını saklı tuttukları görülür ve sözleşme ile belirlenmiş olan ücret yeni duruma uydurulur. (Şekerci,2010)


Global Price'ınbu anlamda götürü(-sabit) ücretten farkı, global ücrette pahalılaşmadan doğan fiyat farkının ayrıca ödeniyor olması iken götürü ücrette bu fiyat farkının ödenmemesidir. Fakat, global ücrette fiyat artışından doğan fiyat farkı ödenecek kalemlerin ayrıntılı olarak belirlenmesi gerekir. Aksi halde, taraflar arasında ihtilaf doğabilir ve çözümü güç olabilir (Baygın, 1999; Ergin, 2003; Kaplan, 2001,Aktaran:Şekerci).


Unit Price Sözleşmeler: Taraflar, sabit-götürü ücret veya global ücret dışında bir başka ücret türü olan birim fiyatlı ücreti de sözleşmelerine taşıyabilirler. Bu ücret türü ile inşaatın bedeli önceden belirlenmiş birim fiyatlara göre tespit edilir. Bu şekilde belirlenmiş olan ücret de yine "götürü(sabit) ücret" in bir tarzıdır(Kaplan, 2001,Aktaran:Şekerci).
Öncelikle; birim fiyatlar tespit edilir. Birim fiyatlar, sözleşmeye göre müteahhidin üstleneceği inşaattaki birçok işkalemi için her yıl tespit ve ilan edilen rayiçler kullanılarak geliştirilmiş fiyat analizleri sonucu bulunur. Bu şekilde belirlenen birim fiyat cetvelleri, inşaat işlerinin poz numaraları ile birlikte bir liste halinde hazırlanır ve sözleşmenin eki olarak sözleşmeye dahil edilip taraflarca imzalanır. Böylece müteahhidin yaptığı inşaat kalemlerinin miktarları(yani metre, metrekare, ton, kg, adet ve parça cinsinden hesaplanan birim miktarları) sözleşme ile kararlaştırılmış birim fiyatlarla çarpılarak her kalem işi için müteahhide ödenecek ücret bulunur. Son olarak bulunan her bir iş kalemlerinin ücretleri toplanır ve böylece inşaatın tamamı için müteahhide ödenecek ücret elde edilmiş olur. (Kaplan, 2001, Aktaran:Şekerci). Müteahhit daha sonra birim fiyatlara itiraz edemez. Ancak yine istisnai yargı kararları mevcuttur.

KAYNAKLAR:
Huse, Joseph. A/ Hoyle, Jonathan Kay 1999. FIDIC Desing-Build, Turnkey and EPC 
Contracts,  International Construction Law Rewiew,s. 27-37 
<http://www1.fidic.org/resources/contracts/icla_v16/huse.html>.


Kaplan, İ. 2001. “İnşaat Sözleşmelerinde Yapı Sahibinin Ücret Ödeme Borcu ve Yerine 

Getirmemesinin Sonuçları”, İnşaat Sözleşmeleri(Yönetici-İşletmeci Mühendis ve 
Hukukçular İçin Ortak Seminer), s. 105-171. Ankara.


Şekerci,Sena. "Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi", Yüksek Lisans Tezi,Başkent Üniversitesi Özel Hukuk ABD, 2010

25 Eylül 2013 Çarşamba

Fast Track (Hızlı Yol) nedir?

Fast Track (Hızlı Yol), İnşaat sözleşmeleri için işin farklı zamanlarda yapılacak parçalarının önceden planlanıp ayrı ayrı yüklenicilere (taşeronlara) verilmek suretiyle hızlandırılmasıdır. Çok dikkatli bir planlama ve sözleşme yönetimini gerektirir.

21 Eylül 2013 Cumartesi

Erkenciliğe övgü




Adaletiyle meşhur Îran hükümdarı Anûşirevân’ın oğlu hürmüz, gençlik zamanında sabahlara kadar yer, içer, eğlenir, sabaha yakın yatardı. hocası büzürgmehr hakim ise, her sabah onu gaflet uykusunda yakalar ve nasihat ederdi: “ey saadetli şah! seherle kalk. çünkü seherde kalkanlar, saadet ve şeref bulur, zafer kazanarak yardıma nail olurlar.” hergün yapılan bu nasihatlardan rahatsız olan hürmüz, adamlarına:
“bre! birkaçınız seherde kalkıp hocanın yolunu kesin, üzerindeki elbiseleri soyup alıverin!” der.
erken kalkıp söylenenleri yaparlar. elbisesiz hürmüz’ün huzuruna çıkan hoca’ya: ey yol gösterici bilge hocam, bana her zaman ‘seherle kalkan saadet ve zafere ulaşılır, yardıma nail olur’ derdin. hayret değil mi, erken kalktın, zillet ve musibete dûçar oldun” der.
hoca, “ey cihan şâhı! bu durum söylediklerimin ispatıdır! soyguncular erken kalkmada beni geçmişler. saadetli talihleri kuvvetli oldu!”
eee boşuna dememişler “erken kalkan yol alır.”

13 Eylül 2013 Cuma

Hatasız düşünme sanatı kitabından; Fransız sömürge valisinin sıçanla imtahanı


Dorbelli'nin "Art of think clearly"(Net düşünme sanatı) kitabını okuyorum. Bu kitabın Türkçe çevirisi de mevcut NTV yayınları tarafından hazırlanmış. Ancak kitabın Türkçe adı "Hatasız düşünme sanatı" olarak çevrilmiş. Evet belki de biz Türkçe düşünürken net düşünmek yerine hatasız düşünmeyi daha çok talep ederiz. Ya da bir pazarlama hamlesi...

Kitap insan oğlunun düşünürken meylettiği düşünme hatalarını sıralıyor. Bu hataları sırf kitap olsun diye uydurmamış elbette. Yazar kitap ortaya çıkmadan önce genel olarak yapılan düşünme hatalarını derlediğini zamanla bunları başka insanlarla da paylaştığını ve canlı bir varlık olarak kitabın geliştiğini ifade ediyor.

Gerçekten "Hakikaten böyle mi düşünüyormuşuz" dedirten yerler var. Bu yönü ile gayet iyi bir kitap...

Tadını kaçırmamak adına daha fazla anlatmayacağım. Ancak en çok hoşuma giden anekdotlardan birini paylaşmak isterim:

"Vietnam Fransız sömürgesi iken, Hanoi şehrinde sıçanların artması üzerine sömürge valisi bir karar alır. Sıçan yakalayıp getirenlere ücret ödenecektir.Vali bu yöntemle sıçanların azalacağını öngörür. Bir süre öyle de olur. Ancak uzun süre sonra sıçanların sayısı azalmak yerine artar. Sonra fark edilir ki bazı uyanıklar sıçan çiftliği kurup yetiştirmeye başlamış."

Bu hikayeyi "Avukatınızla saatlik anlaşma yapmayın" başlığı altında anlatıyor. Yani insanların sizin düşündüğünüzü aynen yapacakları, canla başla çalışacaklarını düşünmek de bir düşünce hatası. Daha fazla örnek kitapta var.

Tabi akla zamanında Türkiye'de de uygulanmış olan "akrep toplama" hikayesi geliyor. Ancak kabul edelim o başarılı olmuş. Bu hususu da AGT şirketi CEO'su Mehmet Söylemez'in kitabından öğrenmiştim. O zamanlar Mardin'de yaşayan ve sonrada AGT Mardin bayii olan bir beyefendinin (adı aklıma gelmedi) ticaret hayatına, aldığı yemeğin sarılı olduğu gazete üzerindeki "akrep toplama" ihalesini duyup mahallesine giderek akrep toplayanlardan akrebi belirli bir ücrete satın alıp büyük miktarda akrep topladıktan sonra üstüne karını koyup ilgili idareye satışını anlatıyor. Başka bir deyimle Mardin'de akrep yetiştiren falan olmamış. Vietnamlılar işte:) Ama Kayseri ve Siirtli hemşehrilerimiz için durum nedir onu öğrenemedim:)

Başa dönelim:
Projelerinizde, planlarınızda "şöyle yapar, böyle sonuç alırız" şeklinde "Türk Tipi (pardon Fransız tipi)" yaklaşımlarla çalışanlarınızın ya da iş arkadaşlarınızın aynen düşündüğünüz gibi davranacaklarını umut etmeyin.

Çok mu basitçe, filozofik olmayan bir öneri oldu... Kitap dışında benim de örneklerim var: Bir zamanlar sınırsız olan telefon tarifelerini çıkaran firmalar toplumumuzun telefon aygıtını bebek odası walkie talkie'sine dönüştürebileceğini bilememişti mesela...

Yine ankesörlü telefonlar devrinde jetona ip bağlayıp da sınırsız konuşanları da ankesörlü telefonları jetonla çalıştırmayı akıl eden mühendis düşünememişti.